fbpx
Şirinyalı Mah. İsmet Gökçen Cad. No:18/A Antalya
+90 535 591 91 91 | +90 242 316 30 00
info@dentares.com.tr

Ağız Kokusu (Halitosis)

Ağız Kokusu (Halitosis) Nedir ?

Halitosis (ağız kokusu) ağızdan veya burundan gelen, hem kişiyi hem de çevresindekileri rahatsız eden nefesteki çirkin kokudur.
Kötü ağız kokusu kişiler arası iletişimi olumsuz etkilediği gibi, kişide sosyal baskı, psikososyal stres ve özgüven problemleri olusmasına yol açmaktadır. Hatta ağız kokusu (halitosis) probleminden ötürü sosyal ve bireysel izolasyonlar da görülebilmektedir. Son yıllarda ağız kokusu ile ilgili bilgi birikimi giderek artmış, tükürükte ve nefeste bakteriler tarafından üretilen uçucu sülfür bileşiklerinin (USB) direkt ölçümü geliştirilmiş, kokunun kaynakları ve sebepleri daha net olarak ortaya konabilmiştir.
Hastalar ağız kokusu için diş hekimlere başvurarak ağız içi muayenesi yapılır. Diş çürükleri ve periodontal hastalıklardan sonra, diş hekimlerine yapılan en sık basvuru nedeni, ağız kokusudur.

RANDEVU AL

Ağız Kokusu Herkeste Görülür Mü ?

Kötü ağız kokusu toplumda sıkça ve her yaşta görülmektedir. Yetişkinlerin en az %50’sinde hayatlarının bir döneminde, özellikle sabah kalktıktan sonra sosyal olarak kabul edilemeyecek derecede ağız kokusu vardır.
Yapılan araştırmalar, erkeklerde kadınlara oranla 3 kat daha fazla ağız kokusu olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca, 20 yaş üzeri bireylerde de gençlere oranla 3 kat fazla gözlemlenmektedir.
Ağız kokusu sıklığı %50 gibi yüksek bir oranda rapor edilmesine rağmen çok az hasta tedavi için diş hekimine gelmektedir. Ağız kokusu problemi yaşayan insanların, bu durumun tam olarak farkında olmamalarına, ‘koku paradoksu’ denilmektedir. Bununla beraber; erkeklerin yaklaşık %50’sinin, kadınların ise %60’ının kozmetik ağız spreyi kullandıkları belirtilmektedir.

Ağız Kokusunun Sebepleri Nelerdir ?

Ağız kokusunun sebepleri, patolojik veya fizyolojik olabileceği gibi, bazı vakalarda her ikisi bir arada da olabilir.

Patolojik halitozislerin %80-90’i ağız, %10-20’si ağız dışı kaynaklıdır.

Dişeti ve mukoza hastalıkları, mantar ve enfeksiyonlar, dil ve dil kökü tabakası (pas), reflu ve postnazal (geniz) akıntı, kötü durumdaki implant ve protezler, diş çürükleri kötü dolgular, tükürükte azalma ve ağız kuruluğu, ağız kanserleri, yarık damak, tonsil (bademcik) hastalıkları ağız kaynaklı sebepleri oluşturur.

Ağız Ve Diş Sağlığım İyi Olduğu Halde Bu Koku Nereden Geliyor ?

Ağız veya ağız dış kaynak ayırımını yapmak için en kolay yol, ağız ve burun kokularını karşılaştırmaktır çünkü halitosisin ağız dışı nedenleri düşünüldüğünde akla gelen ilk organ, burundur. Burun solunumu, aslen tercih edilmesi gereken solunum tipidir. Halitozisin etiyolojisinde önemli bir yeri olan ağız solunumu ise burun tıkanıklığı sonucu meydana gelmektedir.

Koku, burundan kaynaklanıyor veya medikal sebeplere sahip ise ileri değerlendirme için bir tıp doktoruna başvurulmalıdır. Biliyoruz ki burun tıkanıklığının anatomik nedenleri arasında en sık görülenlerinden biri, septum deviasyonudur. Septum deviasyonu olan bir hastada buna bağlı diğer burun patolojileri de daha inatçı ve daha sık görülmektedir. Patolojiyi açıklayan ağız kaynaklı bir neden yok ise, ağız kokusu olan bir hastada, septum deviasyonunun ağız solunumu yaparak halitozise neden olabileceği mutlaka akla getirilmelidir.

Ağız kokusunun fizyolojik nedenleri ise açlık, mensturasyon, sigara içiciliği, kötü ağız hijyeni, yemek artıkları, yüksek protein içerikli gıdalar, soğan, sarımsak, turp gibi odoriferöz yiyecekler, kahve, alkol ve bazı baharatlar.

Dilimi Neden Fırçalamalıyım ?

Dişlerden plağın uzaklaştırılması için pek çok ürün kullanılırken, üzerinde ağız kokusu oluşturan milyonlarca bakteri barındıran bir organın, yani dilin temizliği ihmal edilmiştir.

Dilin arka sırtı bakteri örtüsü ile kaplıdır. Yutkunmak ve pek çoğumuzda olduğu gibi yumuşak diyetle beslenmek bu örtüyü kaldıramaz, sonuçta beyaz-gri ve mikroorganizmadan zengin bir tabaka orada bozulmadan kalır.

Dildeki bu katmanın kokuşması sırasında olusan hidrojen sülfit ve metil merkap, doğrudan ağız kokusuyla ilişkilidir. Bu nedenle, dilin fırçalanmasi en az dişlerin fırçalanması kadar önemsenmelidir.

Dil yüzeyinin kazınması için plastik dil kazıyıcıları ve küçük fırçalar dizayn edilmiştir. Bunlar, özellikle bulantı refleksi olan hastalar için kolaylık sağlar. Dil olabildiği kadar dışarı çıkarılır, dil temizleyici/kazıyıcı dilin olabildiği kadar arka bölgesine yerleştirilir ve kuvvet uygulayarak öne doğru yavaşça çekilir. Halitozisli hastalar bu işlemi günde birkaç kez tekrarlamalıdırlar.

Gülüşünüz İle Dünyayı Değiştirin…

error: İçerik korunmaktadır !!
Görüşmeye Başla